TÜRKİYE KENT KONSEYLERİ PLATFORMU 1. EGE VE GÜNEY MARMARA ÇEVRE KOMİSYONU TOPLANDI

Türkiye Kent Konseyleri Platformu 1.Ege ve Güney Marmara Çevre Komisyonu 1 NİSAN 2017 Cumartesi günü Ayvalık’ta, 21. Muğla – Milas’ta gerçekleştirilen Türkiye Kent Konseyleri Platformu toplantısına katılan kent konseyleri tarafından alınan karar gereği olarak, TKKP Ege ve Güney Marmara Çevre Komisyonunu kurmak üzere toplandı.

 

Toplantıya ev sahipliği yapan Ayvalık Kent Konseyi Başkanı Filiz KARAYELLİ, yaptığı açılış konuşmasında;

 

Değerli misafirlerimiz Ayvalık Kent Konseyi olarak düzenlemiş olduğumuz toplantıya katılımınız için öncelikle hepinize çok teşekkür ediyorum. Hoş geldiniz.

 

Bugün Türkiye’de çevre ile ilgili çözüm bekleyen insan odaklı pek çok sorun olması yanında yaşam kaynağımız olan yeşil alanlarımıza, kara, deniz ve su kaynaklarımızı içeren doğal sitlerimize ve tabiat varlıklarımıza açık bir saldırı vardır. 19.624 hektarlık alanıyla Türkiye’nin en büyük tabiat parkı olan Ayvalık Adaları Tabiat Parkı’nın geçtiğimiz aylarda yapılan yeni düzenleme ve sözde bilimsel, dayanakları belli olmayan bir araştırma raporu ile yapılaşmaya ve her türlü rant odaklarına açılır bir duruma getirilmesi de buna en güzel örnektir.

 

Sermaye ve çıkar grupları tarafından tetiklenen ve hükümet yetkililerince getirilmeye çalışılan yasalar ile önü açılan saldırılar karşısında bizlerin ortak cephe oluşturup, her türlü kanuni haklarımızı kullanarak, sivil insiyatiflerin gücünü göstermemiz tek çözümdür.

 

Cennet vatanımızın her ağacını, fauna ve florasını, denizlerimizi, kıyılarımızı, akarsularımızı, sulak alanlarımızı ve dağlarımızı, tepelerimizi savunmak, daha temiz bir hava solumak ve daha temiz bir çevrede yaşamak için ülke genelinde her bölgede ve her sivil toplum örgütünde çevre komisyonları ve çevre platformları kurulması bir zorunluluk haline gelmiştir.

 

Görüyoruz ki bugün bu amaçlarla pek çok çevre ve tabiat platformu üst üste kuruluyor ve çalışmalarına devam ediyor dedi.

 

Açıklamalarına devam eden KARAYELLİ, Konuya duyarlılık göstererek çağrımıza cevap veren ve toplantımıza katılım gösteren kent konseylerini ve sizleri kutluyor çok teşekkür ediyorum. Ayvalık Kent Konseyi olarak bu toplantıya ev sahipliği yapmaktan son derece mutlu olduğumuzu belirtmek isterim. Toplantımızın verimli geçmesini ve etkili bir bildirge ile sonuçlanmasını diliyor, sizleri saygı ve sevgi ile selamlıyorum diyerek konuşmasını bitirdi.

 

Toplantıya; Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Ahmet UZGEÇ, EGE-MARMARA Belediyeler birliği, Ayvalık, Tabiat Platformu,Bayraklı,Nilüfer, Güm çed Edremit, Burhaniye, Buca, Urla, Susurluk, Karşıyaka, Biga, Bornova, Ege Çep, Efeler, Ayvalık Çevre Derneği, Çanakkale, Bayraklı Kent Konseyleri katıldı.

 

Nilüfer Kent Konseyini temsilen katılan Emre KARAGÖZ yaptığı konuşmada, KAYAPA Katı atık depolama ve bertaraf tesisi için Akademik Odalar, Kadın dernekleri ve Kayapa halkı, milletvekilleri ile birlikte büyük bir mücadele verildiği, katı atık ve bertaraf tesis yeri seçiminin tam bir fiyaso ve siyasi olduğu belirtilmiştir. Mücadele mahkemede devam etmektedir.

 

Ayrıca bulunan yerin ormanlık alan  olması ve de nehrin bulunmasının yanında  çevre danışmanlığını yapan şirketin İBB.nin şirketinin olması ve hazırladığı raporun yanlışlarla olması,seçilen bu yerin sadece Bursa’ya  yakın olması ve plan değişikliğinden son anda bahsedilmesi olayın siyası olmasının göstergesi olduğunu söyledi.Dosap Termik santral düşüncesinin Bursa’yı yoketme projesi olduğunu ve Bursa’nın inatla ve kararlılıkla mücadelesini iki kere mahkeme kazanarak gösterdiğini belirterek konuşmasını bitirdi..

 

 

 

TÜRKİYE KENT KONSEYLERİ PLATFORMU 1. EGE VE GÜNEY MARMARA

 

ÇEVRE KOMİSYONU TOPLANTISI SONUÇ BİLDİRGESİ

 

 

 

Günümüzde yaşanan çevre saldırıları, yaşamın vazgeçilmez varlıkları olan hava, su ve toprağa yönelmiş olup, mücadelenin devamlılığı ve kurumsallaşması olmazsa olmazımızdır.

Tüm canlıların ortak yaşam alanlarını yok etmeye yönelik bu saldırıların temel nedeni tüketime odaklanan sorumsuz endüstriyel faaliyetler uygun olmayan yerlerde ( termik santraller, RES’ler, HES’ler, JES’ler düzensiz yapılaşma ve devamında meydana gelen çevre kirliliği yaratıcıları olan kanalizasyon altyapısı, madencilik faaliyetleri, taşocakları vb.)sonucunda küresel iklim değişikliklerine varan etkilere neden olmaktadır.

Yerli işbirlikçilerin arkasına sığınan ve iktidarlardan güç alan uluslararası emperyalist güçler, saldırılarında her türlü imkanı kullanarak yaşam alanlarımızı talan etmekte, çocuklarımızın bize emaneti olan doğayı, tarihsel, sosyal ve kültürel mirası yok etmektedirler.

Çevre mücadelesi, isimlerden ve unvanlardan arındırılarak yürütülmesi gereken bir mücadele olup, ortak aklın ürettiği çözüm yolları tek çatı altında yönlendirilmelidir.

Kent konseylerinin çevre saldırılarına karşı yürütülen yaşam alanlarımızı savunma mücadelesinin içerisinde olması, mücadelenin sekretaryasının yürütülebilmesi, mücadelenin tarihine not düşülebilecek hafıza deposunun oluşturularak bugüne ve geleceğe ışık tutacak yapının kurulması bakımından önemlidir. Ekonomik yönden güçsüz olan STK’ların yapamadığı birçok faaliyet daha rahat yürütülebilecektir.

Komisyon, görev alanında bulunan ve çevre mücadelesinin içinde yer alan tüzel kişiliği olan ya da olmayan tüm dernek, vakıf, parti, platform, meslek odaları, diğer STK’lar ve aktivistlerle iletişime geçmeli, oluşturacağı iletişim ağı ile hızlı refleks gösteren bir yapıya kavuşmalıdır.

Üniversitelerden ve bağımsız çalışan bilim insanlarından destek alınarak, mücadelenin nasıl yürütüleceği ve bilimsel temellere dayanması konusunda çalışmalar yapılmalı, fauna ve flora konusunda bilimsel ve teknik envanter çıkarılması, karşı çıkılan çevreye zararlı yatırımların alternatifler geliştirilerek engelleyen değil, üreten bir yapıda hareket edilmesi sağlanmalı, elde edilen bu veriler yürütülen hukuki mücadelede de kullanılmalıdır.

Çevreye duyarlılığı arttırıcı eğitim faaliyetleri planlanmalı, toplumun her kesimine ulaşılması sağlanmalı, mevzuat yapıcıları toplumun talepleri konusunda uyarılarak mevzuattaki eksik ve aksayan yönlerin düzeltilmesini sağlayacak yoğun çaba gösterilmelidir

 

Biz bu sonuç bildirgesini imzalayanlar, yaşam hakkı savunmamızı barışçıl ve hukuki yollardan sonuna kadar yürütmekte kararlıyız. Son noktada yaşam hakkımızı savunmak için direnme hakkımızı da kullanacağımızı bildiririz.

 

 

 

BÜLENT ÖZGEN

Bunları da sevebilirsiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.