GADİR-İ HUM BAYRAMI

Gadir-i Hum Bayramı unutulmasaydı İslam Alemi zulüm altında olmazdı.

Orhangazi Gençliği Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ve 3. Göz Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İrfan Aydın Gadir i Hum Bayramı vesilesiyle yaptığı açıklamada “ İslam dünyasının zulüm altında inlemesinin nedeninin GADİR İ HUM BAYRAMının ihmal edilmesindendir” dedi.

Aydın, açıklamasında şu görüşlere yer verdi; “Ben güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildim” diyen Hazreti Peygamber Efendimiz 23 yıllık risaleti boyunca insanlığı İslama ve mümin olmaya davet etmiştir. İşin daha da önemli yanıysa Hazreti Peygamber Efendimiz henüz tebliğ ile vazifelendirilmeden evvel mürebbilikle görevlendirilmişti. O Kutlu Nebi, kendisiyle birlikte sona erecek olan nübüvvet yolundan sonra açılacak olan velayet yolunun ve de İslamın emanet edileceği İmam Ali Efendimizin terbiyesiyle yükümlüydü. Allahın evi Kabe içinde doğan İmam Ali Efendimizin adının konmasından tutun da her türlü terbiyesinin verilmesinden tek yetkili kişi amca oğlu Muhammed Mustafa (a.s.) efendimizdi. İmam Ali Efendimiz doğumundan itibaren hazreti Peygamberin elinde ve gönlünde yetişmiştir. Çünkü kemale tamamlanacak olan İslamın kıyamete kadar emanet edileceği Ehlibeyt İmamlarının ilki İmam Ali Efendimizdi. Veda Haccı dönüşünde Gadr i Hum denilen mevkiye gelindiğinde yüce Allah Maide süresinin 67. ayetini nazil eyledi. “Ey Resul! Sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan Peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun ve Allah seni insanlardan koruyacaktır.” (Maide, 67)” bunun üzerine ileri gidenler geri çağrıldı, geri kalanların da gelmesi beklendi. Peygamber efendimiz, iki yüz yirmiyi aşkın Sünni kaynaklarda da sahih hadis olarak rivayet edilen meşhur GADR İ HUM HUTBESİNİ irat etti. Zilhicce ayının 18. gününe denk gelen bu olay İslam Dünyasında Gadr i Hum Bayramı olarak kutlanmasına karşın FETÖnün de fikri temellerini oluşturan İngiliz eliyle Türk İslam coğrafyasına yerleştirilen fitne akımı olan HALİDİLİK sonrasında Anadolu Türk dünyasında unutulmaya yüz tuttu. Bu bayramın sanki sadece Alevilere has bir bayram olduğu imasıyla ve de Alevi canlara yapılan baskılar neticesinde de onların da gizlice kutlamak zorunda bırakıldıkları bu kutlu Bayram unutulmaya yüz tutmuştu. Tıpkı özbeöz Türk Bayramı olan NEVRUZ I ŞERİFin de terör örgütlerinin bayramıymış gibi kamuoyuna sunulması gibi Gadr i Hum Bayramı da unutturulmuştu. Oysaki gerek Balkan Türk dünyasında gerek, Orta Asya Türk Dünyası başta olmak üzere İslam dünyasının büyük kısmında kutlanan bu bayram, aynı zamanda İslam dininin kemale erdirildiği gündür. Zira Kuranın son ayeti olan “: “Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim, size nimetlerimi tamamladım ve size din olarak İslam’ı seçtim.” (Maide, 3)” bugün nazil olmuştur. Bu ayet indiğinde Hazreti Ebu Bekirin hüngür hüngür ağladığını, bunun nedenini soran Hazreti Ömer’e Hz. Ebubekr’in verdiği cevabın “Artık din tamamlandığına göre yakında peygamber efendimizin de aramızdan ayrılış vakti yaklaştı” dediğini Buharinin hadis külliyatında da bulabilirsiniz. Peki Gadr i Hum Hutbesinin önemi nedir diye sorulursa bunun cevabını ehline bırakmamız gerekir. İslam dünyasında vuku bulan fitneleri tek tek ortadan kaldıran ve de İslam dünyasını yeniden Ehlibeyt çatısı altında bir araya getiren Prof. Dr. Haydar Baş Hocamız Gadir i Hum hutbesini şu şekilde özetliyor “Hz. Peygamber Gadir-i Hum Hutbesini Allah’ın emri ile irat ettiğine göre, bunu reddetmek Allah’ın emrine karşı gelmek manasındadır. 220 Sünni âlimin eserinde yer alan ve hiçbir şüpheye yer bırakmayacak açıklıktaki konu Ehl-i Beyt dünyası için bir iman şartıdır. İmanın ve İslam’ın şartlarında bir olan Şiiler ile Sünniler hilafet bahsinde ayrılırlar. Oysa Gadir Günü inen ayetler dikkate alındığında onların inandığı şekilde hilafet hakikaten bir iman şartıdır. Sünni ulemadan Hafız Ebu Cafer Muhammed b. Cerir-i Taberi, “El Velayetu Fi Turuk-ı Hadis-il Gadir” adlı kitabında Gadir hadisini, Zeyd b. Erkam’dan şöyle rivayet ediyor: “Resulullah (sav) Veda Haccı’ndan dönerken öğle vaktinin sıcağında Gadir-i Hum denen yerde durdu. Büyük gölgelikler kurulmasını emretti. Gölgelikler kurulduktan sonra, herkesin cemaat namazı için toplanmasını buyurdu. Cemaat namazı için toplandık; Allah Resulü (sav) bizlere bir hutbe
okuyarak şöyle buyurdu: Allah-u Teala bana şu ayeti nazil etti: Ey Resul! Sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan Peygamberliğini tebliğ etmemiş gibi olursun ve Allah seni insanlardan koruyacaktır.” (Maide, 67) Cebrail, bana burada Rabbimin şu emrini bütün herkese iletmemi emrettiğini bildirdi: “Ali b. Ebu Talib benim kardeşim, vasim ve halifem, benden sonra imamdır.” Ben de size tebliğ ediyorum, “Ben her kimin mevlâsı isem, bu Ali (as) de onun mevlâsıdır. Bu Allah tarafından bana bildirilmiştir.”
Maide 67. ayetinin nazil olmasından sonra irad edilen bu hutbe göstermektedir ki, Hz. Ali’nin halife oluşu bizzat Allah’ın emri iledir”( Prof. Dr. Haydar Baş / Yeni Mesaj Gazetesi)
İslam aleminde yaşanan zulmün temelinde Gadr i Hum Bayramının ve de buradaki emirlerin unutulmasından dolayıdır. İmam Ali Efendimizin etrafından ayrılan İslam dünyası İmam Mehdi’nin zuhuruna kadar kan ve gözyaşıyla yoğrulacak. Oysa ki Allahın açık emri gereği EHLİBEYT çatısı altında bir araya gelsek bütün sorunlarımıza çözüm bulunur. Gadr i Hum Bayramının idrakine varmamız dileklerimizle İslamın kemale erdiği, dinin tamamlandığı, İmam Ali Efendimizin peygamber vasisi tayin edildiği Gadr i Hum Bayramımız kutlu olsun” dedi.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir