CHP’Lİ KADINLAR 25 KASIM’DA KADINA ŞİDDETE HAYIR DEDİLER

25 Kasım günümüzde Kadına Şiddetin istatistik rakamlarının yukarıya tırmandığı günler. 2002 yılında 66 kadın eşleri tarafından öldürülürken bugün bu rakamın alabildiğince yukarılara tırmandığını 2017 Yılı 10 ay da 338 kadının hayatını kaybettiğini öğreniyoruz. Dünyanın genel durumunda da aynı anda kadına şiddette artış yaşandığı gözlemlenmektedir.

Anasayfa Güncel 27 Kasım 2017 32 Okunma
CHP’Lİ KADINLAR 25 KASIM’DA KADINA ŞİDDETE HAYIR DEDİLER

25 Kasım günümüzde Kadına Şiddetin istatistik rakamlarının yukarıya tırmandığı günler. 2002 yılında 66 kadın eşleri tarafından öldürülürken bugün bu rakamın alabildiğince yukarılara tırmandığını 2017 Yılı 10 ay da 338 kadının hayatını kaybettiğini öğreniyoruz. Dünyanın genel durumunda da aynı anda kadına şiddette artış yaşandığı gözlemlenmektedir. Bugün İl binamızda toplanan İl ve İlçelerimiz kadın kolu başkan, yönetim kurulu üye ve partililerimiz İl Kadın Kolu Başkanı Meryem Ataç’ın Basın Bildirisini okudular ve Kadına yapılan şiddeti kınadılar. Merkez İlçe Başkanımız Ertan Şener,İl ve İlçe Yönetim Kurulu üyelerimiz,İlçe Kadın Kolları Başkanlarımız  İl Kadın kolları başkanlığımızın basın açıklamasına katılım göstererek destek verdiler. Basın bildirisine  Belediye Meclis Üyelerimiz Sinan Giray ve Resul Morgül katılarak 25 Kasım Kadına Şiddete HAYIR diyen Kadın Kollarımızı basın açıklamasında yalnız bırakmadılar. 

 

 

İl Kadın Kolları Meryem Ataç’ın 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü Basın Açıklaması; 

 

25 Kasım, Dominik Cumhuriyeti’nde Mirabel kız kardeşlerin, diktatörlüğün askerleri tarafından, tecavüz edildikten sonra vahşi bir şekilde katledildikleri, utanç gününün ve insanlık ayıbının yıl dönümüdür. Mirabel kardeşler, ülkelerinde siyasal özgürlük için kararlılıkla mücadele ederler. Bu yüzden diktatörlük tarafından zulme uğrayarak pek çok kez hapsedilir ve sonra katledilir. Mirabel kardeşleri katleden zihniyet, bugün etek boyumuzdan tutun da kaç çocuk doğuracağımıza kadar yaşamımızın her alanını denetlemeye çalışmaktadır. Aynı zihniyet her gün 5 kadının öldürüldüğü, onlarca kadının taciz ve tecavüze uğradığı, çocuk istismarının ise korkunç boyutlara ulaştığı gerçeğini nedense yok saymaktadır Dünya Sağlık Örgütü Kadına Yönelik Şiddeti; “Cinsiyete dayanan, kadını inciten, ona zarar veren, fiziksel, cinsel, ruhsal hasarlarla sonuçlanma olasılığı bulunan, toplum içerisinde ya da özel yaşamında ona baskı uygulanması ve özgürlüklerinin keyfi olarak kısıtlanmasına neden olan her türlü davranış” şeklinde tanımıştır. Bu tanıma daha sonra ekonomik ihtiyaçlardan yoksun bırakarak uygulanan ekonomik şiddette dahil edilmiştir. Kadınlara yönelik şiddet, kadınların ve kızların insan haklarının ihlalidir; maddi ve manevi bütünlük hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, ifade özgürlüğü, eğitim hakkı, çalışma hakkı gibi birçok hak ihlallerini de içine almaktadır. Hayatımızın her alanına damgasını vuran, yaşam alanlarımızı daraltan otoriter zihniyet, toplumun demokratikleşemediği, hukukun sağlanamadığı bu ortamda şiddetin yapısallaşmasının örnekleri her gün her yerde farklı biçimde kendini göstermektedir. Biz Atatürk devrimlerinin uygulayıcısı ve savunucusu kadınlar olarak kadın- erkek eşitliği temelinde tüm kadınlarımızın haklarını sonuna kadar aramaya kararlıyız. İnsan Hakları Sözleşmesine, Çocuk Hakları ve Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmelerine taraf olmuş Devlet, her bir kadının ve kız çocuğunun can güvenliğini, beden dokunulmazlığını, haklarını ve sağlığını korumak yükümlülüğü altındadır. Bu yükümlülük, Devletin asli görevidir. 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken 2017 yılının ilk 10 ayında 338’e çıktı, 258 kadına cinsel şiddet uygulandı. Türkiye genelinde 130 kadar sığınma evi var ama barınma ve güvenlik koşulları son derece yetersiz. Kadınlarımız devlet tarafından korunmuyor. 6284 sayılı yasa ailenin korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesi ile ilgilidir. Şiddetin Önlenmesine Dair Yasa, şiddet gören veya görme tehlikesi altında yaşayan kadınları ve aile bireylerini korumayı amaçlıyor. Mevcut iktidarın politikaları, kadın ölümlerinde ve tacizlerinde iyi halin uygulanması ve caydırıcı olmayan yasalarla kadına yönelik şiddetin önü açılmaktadır. Kadınlarımıza kıyafetleri bahane edilerek sokakta yürürken otobüse binerken parkta otururken yaşam tarzlarına saldırılıyor, Saldırganlar birkaç ay cezaevinde yatıp, takım elbise giydi kravat taktı diye ceza indirimi uygulanıyor ve serbest bırakıyorlar. Kadına yönelik toplumsal cinsiyet ayrımcılığının kaldırılması için, kadına yönelik pozitif ayrımcılık ilkesi temelinde ve ‘şiddete sıfır tolerans’ yaklaşımı ile kararlı politikalar izlenmelidir. Önemli olan şiddet uygulanmasından sonra bir takım müdahalelerin yapılması değil, şiddetin uygulanmasının önüne geçilmesidir. Unutulmamalıdır ki şiddeti uygulayan genelde erkektir. Erkeğin bu konuda eğitilip, bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu eğitim sadece alınacak cezaların anlatılmasından ibaret olmamalıdır. Erkek, bu olayın yanlışlığını idrak etmeli, tam bir kararlılıkla ve inanarak bundan vazgeçmelidir. Bu konuda alınabilecek en önemli tedbir veya çare, eğitim sistemimizin yeniden düzenlenerek, öz değerlerine sahip insanların yetiştirilmesidir. İnsan hakları mücadelesinde, kadına yönelik her türlü ayrımcılığı; emeğine, bedenine ve kimliğine yönelik şiddeti reddediyor, demokrasiye ve eşit yurttaşlığa gönülden bağlı herkesi omuz omuza mücadeleye çağırıyoruz. Baskıya şiddete taciz ve tecavüze karşı örgütleniyor ve özgürleşiyoruz.” Dedi.

 

‘’EY TÜRK KADINI SEN YERLERDE SÜRÜKLENMEYE DEĞİL OMUZLAR ÜZERİNDE GÖKLERE YÜKSELMEYE LAYIKSIN’’ 

 

GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

74978e3b3f6e01292b82b4c8b5fff9db
2008-2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları çevre gazetesi ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.
Portal Teması : Wptr.Co