YALOVA GÜNEYKÖY ORMANLARINDAKİ TAŞOCAKLARINA KARŞI ÇEVRECİLERİN ZAFERİ

Samanlı Dağları Çevre ve Kültür Derneği (SAMDER) tarafından BMT Bahadır Madenciliğe ait taşocaklarındaki Kırma-Yıkama-Eleme tesisi projesine karşı açılan dava çevre derneğinin zaferiyle sonuçlandı.

 

Yargının verdiği bu karar kanunların arkasından dolanarak istediklerini elde etmeye çalışan taşocak sahiplerine ve kendilerine sunulan proje dosyalarını detaylı incelemeden onaylayan yetkililere bir ders niteliğindedir.

 

Yerel mahkemenin karar metnindeki şu noktalar dikkat çekicidir.

‘…proje tanıtım dosyasında gerçek duruma göre kapasitenin düşük gösterildiği ve ÇED Raporu hazırlanmasından kaçınıldığı, kurulu tesisin ÇED Yönetmeliğinde düzenlenen 400.000 ton/yıl kapasiteden daha büyük kapasite ile çalışacağının tespit edildiği, davaya konu Kırma-Eleme- Yıkama Tesisi Proje Tanıtım Dosyasının ilgili kurumlar tarafından etkin bir şekilde incelenmemiş olduğu, projenin ÇED sürecine tabii olması gerektiği ve ÇED Gerekli Değildir kararı verilemeyeceği, dolayısı ile mevcut ÇED Gerekli Değildir kararının iptal edilerek…’

 

Ve yerel mahkemenin yukarıdaki tespitlerine ek olarak yüksek yargı şu tespiti yapmıştır:

 

‘.. madencilik faaliyetinin 25 hektarın altında 11,56 hektarlık alana ilişkin olması nedeniyle proje tanıtım dosyası üzerinden inceleme yapılarak işlemin tahsis edildiği, ancak dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 14604 nolu ruhsat alanının 151,12 hektar olduğu ve temin edilecek hammaddenin öncelikle 27657 nolu ruhsat sahasından alınacağı, ancak gerektiği durumlarda 14604 nolu sahadan da temin edileceği hususunun proje tanıtım dosyasında yer aldığı…’

 

‘.. Bu durumda, ruhsat alanı 151,12 hektar olan ve Yönetmelikte belirtilen 25 hektarlık sınırdan daha büyük bir alanı kapsadığı anlaşılan faaliyet konusunun ÇED sürecine tabi olduğu ve çevresel etki değerlendirme gerekli değildir kararı verilemeyeceği anlaşıldığından…’

 

Peki bu noktaya nasıl gelindi.

 

Güneyköy’de faaliyet gösteren taşocaklarına karşı çevre mücadelesi 10 yıllardır sürmektedir fakat Bahadır Madenciliğin 2013 yılında büyük bir orman alanını kapsayan bölge içinde taşocağı açma ve Kırma-Eleme-Yıkama tesisleri kurmak için başlattığı ÇED süreci ile zirve yapmıştır.

 

Bu mücadele daha sonuçlanmadan taşocağı işletmecisi izin alınan saha (27657 nolu saha) içinde kurmayı planladığı Kırma-Eleme-Yıkama tesisini zeminin kötü olduğu gerekçesini öne sürerek bitişikteki başka bir ruhsat sahası içinde (14604 nolu saha) kurmak için başvuru yapar ve Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü itirazlarımıza rağmen başvuruyu ÇED Gerekli Değildir kararı ile onaylar. SAMDER doğru olmadığına inandığı bu kararı yargıya taşır ve yaklaşık 6000 TL yi bulan yargılama ve bilirkişi masraflarını omuzlar.          Yalova Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü uzmanlarının görmediği !! eksiklikleri ve yanlışlıkları mahkeme görür ve verilen ÇED Gerekli Değildir kararını iptal eder. Dava sonucu beklemeden kurulan tesise ait makinalar karardan sonra yerinden alınarak başka yere taşınır.

 

Bu vesileyle şu noktaları bir kez daha hatırlatmamız faydalı olacaktır;

 

  • Orman / tarım alanı içinde veya yakınında
  • Su kaynakları veya yerleşim yerleri yakınında

 

mevcut veya kurulacak her türlü çevreyi kirleten tesislere karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz.

 

Ve umarız ki Yalova Güneyköy ormanlarındaki taşocaklarına karşı çevre derneğinin açmış olduğu dava sonucunda verilen bu kararla kazandığı zafer, benzer şekilde istediklerine ulaşmak için şaibeli yollar izlemeyi düşünenlere ve bunları denetlemesi gereken kurumlara bir ders olur.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir